Dr. Metin TULGA
0 535 641 76 26
Hastalarla Sohbetler

Allerjik Astımın Tedavisi:

 

Astım yunanca ASTHMA kelimesinden alınmış olup Nefes darlığı demektir.

Çeşitli nedenler astım yapabilir.Bunlardan biriside  allerjidir.Allerji aslında genlerle aileden hastaya ulaşır.Allerjik astımın oluşması için solunum yollarının içersini kaplıyan mukozayı allerjenin aşabilmesi gerekir. Sıgara kullanımı,hava kirliliği ve çeşitli virutik hastalıkların bu geçirgenliği artırdığı sanılmaktadır.Hastalık yapan antijenın saptanması teşhis için olduğu kadar tedavinin seçimi ve etkinliği hakkında bilgi verebilir.

Deri testleri özellikle prik testi allerji hakkında bilgi verebilir.Bu teşhis  spesifik immunglobulin muayeneleri ile kesinleştirilmelidir.

30 yıldır uyguladığımız allerji desensibilizasyon tedavilerinde merkezi

 

Londrada bulunan ve patent ile Almanyada üretilen aşılar kullanılmıştır.Deri altı veya yutularak uygulanan aşı tedavilerine so 15 yıldır dil altından emilerek alınan aşılar katılmıştır.Son iki yıldır Ispanya-Danimarka patentli Albio firmasına ait dil altı aşılarınıda kullanıyoruz.On binlarce hastada uyguladığımız aşı tedavilerinde allerjik astım hemen hemen tamamen şifa bulmakta burun ve deri allerjilerinde buna karşın hastanın  şikayetleri büyük ölçüde azalma göstermektedir.

" Evet 15.12.2006 01:32:36 4 Evet 15 Genel tıbbi sohbetler "

 

Çocukluk yaşlarında solunum yolları hastalıkları:

 

Solunum yolları burundan başlayarak içerside gaz değişiminin oluştuğu akciğer alveollerine kadar devam eden bir bütündür.

Eğer doğuştan kazanılmış anomalileri dışlarsak çocukluk yaşlarında görülen solunum yolları hastalıklarının hemen hemen tamamı Immunolojik değişimlerin sonucudur.Immun sistem akciğerlerin ve solunum yollarının dış etkilerden korunabilmesi için çeşitli savunma araçlarını devreye sokmaktadır.

Çocukların solunum yolları hastalıklarının  başımda nezleler ve burun tıkanmaları yer alır.Bunları takiben  bademciklerin iltihabı  ve farenjit sıklıkla görülür.Bu hastalıkların en önemli belirtileri  burundan solunumun  engellenmesiyle hastanın ağzından

soluması, dolayısıyla ağzının devamlı açık bulunuşu, sıklıkla aksırık nöbetleri,öksürük burun sekretinin koyulaşması veya artmasından şikayetçi oluşudur.Genellikle bu şikayetleri takip eden kısa veya uzun bir süre sonra  broşların daralması sonucu hırıltılı solunum ve nefes darlığı tabloya hakim olur.Hastalığın devamı halinde beden ateşi yükselebilir nefes darlığı hastayı ve çevresini dayanılmaz derecede rahatsız eden bir duruma gelebilir.Burada ailenin ve hekimin yapacağı yanlışlıklar hastalığın tedavisini olumsuz yönde etkileyebileceği gibi hastalığın tedavi edilebilme şansınıda azaltır en azından uzatır.Yıllarca hükümet tabibi,ana çocuk sağlığı tabibi veya verem savaş dispanserlerinde ve taramalarında görev yaptığım zamanlarda hastalarımızın büyük bir bölümünü çocuklar oluşturuyordu.Modern Kliniklerde çocuk hastaları ile ilgilenen  hekimlerin ellerinde çeşitli olanaklar bulunmaktadır.

Gerek teşhis ve gerekse tedavi bakımından her türlü olanak ellerinde bulunduğu gibi herhangi bir zorluk durumunda danışabileceği kendinden daha deneyimli hekimler daima yakınındadır .Halbuki köylerde,, evlerde, polikliniklerde ve olumsuz şartlardaki kliniklerde veya muayenehanelerde yapılabilecek girişimler hekimin bilgi birikimi kadar cesaretli ve metanetli olmasını gerektirir.En olumsuz şartlarda teşhise erişecek ve hızla karar vererek en etkili tedaviyi uygulayacaktır.

 

Solunum yolları şikayeti olan hastada neler yapılmalıdır?

 

Hastanın genel durumu hakkında ilk bilgiler çok süratli olarak hastanın gözle muayenesi ve çevresinde yalnız anne ve babasının bulunması sağlandıktan sonra onlardan edinilecek bilgilerin toplanmasıdır.Hastanın yüz ifadesi,dudakların dilinin rengi,dilin kuruluğu,göz etrafının şişmesi nefes alma ve öksürük şekli,kusma,ateş terleme deri döküntüleri, önemli bulgulardır.

Ayrıca ailesinden hastalığın başladığı tarih,ve tekrarlama durumu, evde aynı hastalıktan hastalanmış kimsenin bulunup bulunmadığı sorulmalıdır.Muayeneye perkusyon ile başlamalı göğüs duvarına vurularak herhangi bir matite bulunup bulunmadığı,el ile solunumun yaptığı titreşimler saptanmalıdır.Dinleme ile solunum sesleri değerlendirilebilir.Bronsspazmınde nefes alma ve verme anında ıslık tarzınde veya hırıltı şeklinde ek sesler duyulabildiği gbi sekretinde katılımı ile sesler dahada kaba ötüşlü şekle dönüşebilir,ödem ön planda ise hasta nefes alabildiği halde nefesini  vermekte zorlanır. Dinleme ile solunum sesleri uzamıştır ve solunum sonunda çıtırtılı sesler duyulur.Akciğer içersinde hava basıncı arttiğı için akciğer alveolleri genişler oluşam akut amfizem nedeni ile hasta kendini çok kötü hissedebilir. Küçük çocuklarda en sık rastlanan  akciğer hastalığı zatürrelerdir.Bunlar bir çocuk hastalığını veya gribi takibeden virütik hastalık  sonucu oluşabildiği  gibi prömokok veya hemofilus influenza enfeksiyonunun oluşmasına ortam hazırlayan bağışıklık azalmasına bağlı da oluşabilir..Genellikle bu hastalıklar hayati tehlike doğurmaktadır. Çok defa hastanın kaybı ile sonuçlanır.Zira köylerde,evlerde veya yetersiz kliniklerde oksijen verme şansının dahi bulunmadığı ortamlarda tedavi sonuç veremez.Virütik hastalıklarda antibiyotikler etkisizdir.

Küçük yaşlarda karşılaşılan hastalıklardan en önemlilerden biride spastik bronşittir.Çok defa bronkopnomoni ile karıştırılabilir.

Hastanın açık havaya dahi çıkarılması ağır solunum yetmezliği tablosunu düzeltebilir.En etkili tedavi, varsa oksijen verilmesi ve antispazmolitk ilaçlardır.Teofilin veya aminofilin gibi ilaçların serum fizyolojik içersinde damardan yavaş yavaş damlama yolu ile verilmesi oksijen ile birlikte uygulanması tercih edilir bu ilaçların fitil şeklinde rektumdan verilmeside çok faydalıdır.Ev tedavilerinde tercih edilmelidir.Hafif vakalarda veya henüz nezle safhasında inhalasyon yolu ile terbutalin veya salbutemol verilebilir.

Eğer test sonucu biliniyor, yüksek histamin duyarlığı varsa, antihistaminik ilaçlar veya lökotren frenleyiciler verilebilir.

Allerjik astım eğer deri testleri ve immunolojik mauayenelerle teşhis edilmiş ise Kromolinasid sodyum tuzları ve antispazmolitik ilaçlar birlikte kullanılabilir.

 

Kati tedavi Spastik bronşitlerde İmmunstimulasyon tedavileri (Polivalan bakteriyel aşılar)

Allerjik astımlılarda ise desensibilizasyon tedavisi(Allerji aşılarıdır)Her iki tedavidende teşhis doğru konulmuş ve aşı tedavisi doğru ve yeteri kadar süre uygulanırsa 100% varan tadavi

sonuçları-Şifa-alınabilir.

 

20.02.07

Bağışıklık sistemi  ve   Bağışıklığı  etkileyen  unsurlar :

 

Bağışıklık Sistemi ,insan bedenine dışardan girmek   istiyen mikroorganizmaların girişini

engelleyen veya bedene giren bu unsurların ve salgıladığı zehirlerin zarar vermesini önliyen

bir savunma barajıdır.Mikroorganizmalar bakteriler,viruslar,mantarlar ve diğer etkili canlı

unsurlardır. Bunların yanında sentetik veya  doğal fiziksel ve kimyasal etkili unsurlarda  bedeni etkileyebilir..

 

Mikroorganizmalar ve yabancı cisimlar

-Deri yoluyla(Yaralanmalarla)

-Solunum yolları mukozasını aşarak

-veya Sindirim sistemi mukozasını aşarak etkili olabilir.

Bağışıklık bazı hastalık etkenlerine karşı doğuştan vardır,bazılarına ise hastalık geçirmek veya aşılanmak suretiyle kazanılır.

Örnek olarak:Kızamık geçiren bir çocuk tekrar bedene girebilecek kızamık virusuna karşı bağışıklık kazanır, virus onu  artık hastalandıramaz.

Diğer taraftan kızamık aşısıyla aşılanmış bir çocuğun tekrar kızamık olma ihtimali son derece azdır.

Bazı yaşlarda bağışıklık azalablir,bazı yaşlardada bağışıklık artar.

Örnek:Bluğ çagı çocuklarda bağışıklığın arttığı dönemdir, Bebeklik çağında ve yaşlılıkta bağışıklık azalır.

Bedeni hastalıklardan koruyan çeşitli savunma araçları mevcuttur.

Örnek olarak burun ve boğazda başlayan yapı bütün solunum yollarında mikropların girişini engellemeye hizmet eder.

Bütün solunum yollarının içersini kaplıyan mukoza titrek tüylü en üst tabakasındaki yapısı ve salgıladığı sekret ile solunum yollarına giren yabancı cisimleri ve mikroorganizmaları yakalarak içerdiği enzimler ve antikorlarla onları etkisiz hale getirebilir ve titrek tüylerin hareketleri ile dışarı atar. Eğer mikroorganizmalar mukozadaki savunma barajını aşarsa kandaki savunma unsurları etkili olarak zararlı maddeleri yokeder.Bu durum  sindirim sistemindede deridede benzer savunma şekilleri ile hastalık yapan maddeleri engellemektedir.Burada karmaşık bir sıra savunma araçlarını ve etkili beden unsurlarını anlatmak istemiyorum.

Zira daha fazla verilebilecek bilgi fayda yerine kafa karışıklığına neden olabilir.Burada hastalarım veya hasta ailelerine vermek istediğim öğütleri tek tek açıklayarak bağışıklık sistemimizi korumak için neler yapmamız gerektiğini anlatacağım.

 

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapabiliriz?

 

a) Aşılama çok etkili bir silahtır.Bu suretle kandaki beyaz küreler aşı ile verilen zayıflatılmış veya ölü hastalık amillerini tanımayı öğrenerek hastalık amili bedene girince onu tanır ve onları yok edecek kan unsurlarının o bölgeye hareketini sağlar.

 

b) Spor ,temiz hava ve beden temizliği  bağışıklığı artırabilir.Bedenin kazandığı bağışıklığın devam edebilmesi için hastanın stresli yaşamdan uzaklaşmanınm yolları aranmalı tatillerin sıklaştırılabilmesi olanaksız ise hafta sonları kısa şehir dışı doğal yaşama olanakları araştırılmalıdır

 

Bağışıklığı olumsuz etkiliyen unsurlar nelerdir?

 

1)  Hormon hastalıkları

a)Şeker hastalığı

b)Tiroid hrmonu eksikliği

c)Kortisol hormon eksikliği

Düzensiz,gereksiz lokal veya genel etkili özellikle düşük dozlarda kortizon hormonu kullanarak Hipofiz hormonu ACTH nin etkisiz duruma getirilmesi.

 

d)Kadınlık veya erkeklik hormonlarının ileri  derecede azalması

 

2)Bağışıklık organlarına yapılabilecek gereksiz cerrahi girişimler(Bademcik ve genizeti ameliyatları),dalağın çıkarılması.

 

3)Bedensel veya ruhsal stresler:

 

a)Düzensiz yapılan spor(Aşırı yüklenme)

b)Cerrahi girişimler

c)Kaza sonu yaralanmalar

d)Büyük korkular

e)Ani ruhsal stressler(Bir yakınının ani hastalanması,kazaya uğraması,ölümü gibi haberlerin ani duyulması.

f)Uzun süreli stressler(Hasta bakma, aile içi geçimsizlikler,iş yeri geçimsizlikleri)

g)Monoton ve sevilmeyen işler(Band işçiliği gibi)

 

4)Antibiyotiklerin gereksiz veya uzun süreli kullanılması.

Bağışıklığın azalması sonucu oluşabilecek hastalıklar nelerdir?

 

1)Solunum yolları hestalıkları

a)Devamlı nezleler

b)Yüz sinüsleri iltihapları

c)Bronşitler

d)Astım bronşial

e)Farenjit,larenjit

f)Psikosomatik hastalıklar

h)Egzamalar

ı)Ürtiker ve quincke ödemi

j)Bazı hormon hastalıkları.

 

Hastalarıma önereceğim koruyucu önlemlerin başında okumak gelmektedir.Hasta nekadar hastalıklar ve tedaviler hakkında yeterli bilgi sahibi olursa,Yanlış uygulanabilecek tedavileri engelleme şansını bulabildiği kadar,tedaviyi uygulayan hekimin yetersizliğini zamanında farkederek hekimini değiştirebilir.

Burada bazı örnekler vermek istiyorum:

 

15 yaşında bir çocuk muayenehaneme getirilmişti.Hastanın şikayetleri sık sık tekrarlayan nezle ve geceleri gelen astım nöbetleriydi hastanın ailesinin verdiği bilgilere göre tedaviyi uygulayan çocuk uzmanı sık sık antibiyotikleri değiştirmek suretiyle bu tedaviyi 14 sene uygulamış en sonunda bu tedavilerden sonuç alamamışlar ""bir kerede allerji hekimine görünün""diyerek hastanın bize ulaşmasını sağlamıştı.Antibiyotikleri yıllarca kullanan ve artık sonuç alma şansı kalmayınca hastayı allerji kliniklerine gönderen  hekimler kadar.Bağışıklığın azalması sonucu oluşan spastik bronşitlere inhalasyon yolu ile uygulanan kortikosteroidleri yıllarca kullanarak esasen doğuştan veya anne sütü alamama sonucu oluşmuş Sekret İmmunglobulin A eksikliğinin  neredeyse yokedecek kadar azalmasına neden olarak  hastalığın kronikleşmesine neden olan hekimlerede sıklıkla rastlamaktayız:

 

Önerim:Hastalık kısa zamanda iyileşmiyor veya  uygulanan tedaviye rağmen sık sık tekrarlıyorsa, hastanızı immunolojik muayenelerin yapılabileceği bir kliniğe götürmeniz ve hastaya aşı tedavisi yapılmasını önermeniz olacaktır.Antibiyotikler ve kortikosteroidler veya mediatorları bloke eden(Lökotren frenleyiciler,anthistaminik ilaçlar)Sadece semptomatik etkilidir hastalığı uzatmaktan başka işe yaramaz.Hasta bu ilaçları almayı bıraktığı zaman  hastalık seyri eskisindende  ağır bir durumda  tekrarlayabilecektir.

 

20.02.2007

 

SİGARA ALIŞKANLIĞI

AKCİĞER AMFİZEMİ

ALFA1 ANTİTRİPSİN EKSİKLİĞİ:

 

Gerek içerdiği Nikotin ve gerekse  gaz haline dönüşebilen çesitli kimyevimaddelerin etkileri ile sıgaranın gerek solunum yollarını ve gerekse akciger alveollerini olumsuz yönde etkilediği özellikle okuyan insanların çoğunun bilgisi dahilindedir.Bu konuda özellikle Akciğer kanserlerinin ve Kronik obstruktif akciğer hastalıkların oluşmasında medyada yıllardır bilgi verilmektedir.

Ben burada sıklıkla değinilmeyen Akciğer amfizemlerinde sigaranın ve aile içi evlenmelerin rolünü belirtmek ve insanları bu konuda uyarmak istiyorum.

Akciger anfizemi Akciğerlerin solunum fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için en önemli kısmı, olmazsa olmazı olan  alveollerinin  önce elastikiyetini kaybederek sonra yıkıma uğramasıyla hayatı tehlikeye sokan hastalıktır.Harabiyet nedenleri başında %90 oranda sigara gelmektedir.

 

Bu hastalığın hayat  boyu sigara kullanmamış insanlarda görülmesi çok nadirdir.Bunların%10 da pasif içiciler(özellikle çocukluk çağında ailenin hataları ile oluşmaktadır).Çevre hava kirliliği, ve mesleki tozların etkisi , Çocukluk çağı enfeksiyonlar rol oynayabilir.

Hastaların % 1-2 si doğuştan ailevi metabolizma bozukluğu PROTEASE-İnhibitör eksikliği(Alpha 1-Antitripsin eksikliği ) önemli rol oynamaktadır.Bu koruma yoksa beden hücrelerinin tahribatı sonucu diğer etkilerinde katılımı suretiyle Akciğer amfizemi oluşur.

Kısaca AAT eksikliği denilen bu anomali Avrupada 1/2000 oranda en sık görülen VERASET hastalığıdır.Aile içi evlenmelerin sık olduğu yurdumuzda daha fazla olabileceği aşikardır.Teşhis zordur  ancak ilk hastalık belirtileri görülmesinden 5-8 yıl sonra teşhis edilebilir.

Amerika ve iskandinav ülkelerinde genetik taramalar yapılarak teşhis edilmektedir.Eğer hastalık her iki ebebeynden intikal etmişse Ağır defekt olarak kabul edilebilr ve 30 lu yaşlarda hastalık başlayabilir .Sigara ilerlemesini hızlandırır sigara içmeyenlerde hastalık gelişmesi 10 yıl gecikir.Amfizem yanında siroza varan karaciğer hastalığı görülür.Hastalık anne ve babanın birinden geliyorsa daha hafif ve yavaş seyreder hasta sıgara kullanmıyorsa normal yaşa erişebilir.Burada tekrar aile içi evlenmeye dikkat çekmek istiyorum.Araştırma yapılan 200000 isveçli yeni doğan çocuktan 120 sinde AAT eksikliği defekt bulunmuştur. Bunların % 70 de karaciğer testleri bozukluk göstermiş % 14 de 8 yaşında ağır karaciğer sirozuna yakalanmıştır.Amerika da yaklaşık 2 milyon 100 bin insan Amfizem hastasıdır.Bunlardan 600.000 AAT eksikliği göstermektedir.

Yukardaki bilgiler ışıgında hastalarımıza bu konuda aşağıdaki önerileri yapmayı görev edindim

 

1)Sigara kullanılması kalp hastalıkları,Akciğer ve üregenital sistem kanserlerinde en önemli nedenler olduğu kadar Kronik obstruktif akciğer hastalıkları ve Akciğer amfizemininde en önemli nedenidir.Sigara  kullanmayanlarda bu hastalıklara sık rastlanılmamadığı çoğunluk tarafınden bilinmektedir.Bilimsel araştırmalar bunu defalarca doğrulamaktadır

 

2)KOAH ve özellikle Akciğer Amfizemlerinin en önemli nedenlerinden biride AAT eksikliği olan ailevi hastalıktır.Bu durumda en ağır şekil anne ve babanın her ikisinden olan intikaldir

Burada aile içi evlenmelerin önlenmesi çok büyük önem taşımaktadır.Genetik Defekt tedavişi buğünki şartlarda olanaksızdır

Dr.Metin Tulga 19.1.2007.

 

.......................................................................................................................

 

 

SOLUNUM YOLLARI HASTALIKLARI ,ASTIM  BRONŞİAL  KORUNMA, TEŞHİS VE TEDAVİSİ  HAKKINDA HASTALARIMLA  SOHBETLER:

Solunum yollarındaki hastalıklar insanın en önemli fonksiyonu olan solunumu olumsuz yönde etkilediği için üzerinde en çok konuşulan sağlık olaylarının başında yer alır.En basit bir burun tıkanmasının dahi insanın yaşamını zehir ettiği ağzının tadını uykusunu kaçırdığını düşünürsek astım gibi solunum yolları hasdtalıklarının ne derece sıkıntılı bir durum olduğunu anlatmak zor değildir.Insan bedeninin en önemli gereksinimi olan oksijenin kana girmesinin engellendiği durumlarda bütün organlar olumsuz yönde etkilenir.Solunum yolları ağız ve burundan başlıyarak oksijenin kana karıştığı ve karbon dioksitin bronşlara gönderildiği akciğer alveollerine kadar devam eden bir bütündür.

Burun akciğerin güvenlik sorumlusudur.Mukoza üzerindeki kıllar ve epitelin silyar adı verilen titrek tüyleri mekanik olarak yabancı cisimlerin ve mikroorganizmaların akciğere girerek zarar vermesini önler.Burun mukozasının salgıladığı sümük dediğimiz burun sekreti giren maddeleri yakalıyarak bu tüyler vesıtasıyla dışarı atarlar.Burnun dış duvarlarını oluşturan konka adı verilen  süngerimsi kemik yapı  bir nevi klima görevi yaparak akciğerleri sıcak ve soğuk havanın olumsuz etkilerinden korur eğer hava sıcaksa konkalardan kan çekilerek yol genişletilir hava soğuk ise konkalara sıcak kan dolar ve konkalar şişer böylece giren hava ısınır.Boğaz boşluğunda bademciklerin katıldığı bir savunma halkası giren mikropları etkisiz hale getirecek savaşçı kan hücrelerinin kışlasını oluşturur.Ağız içersinde Tükrük mikropları etkisiz hale getirebilecek maddeleri içerir.Gırtlağın aşağısında bulunan Trakea bir müddet sonra her iki akciğere oksijen girişini sağlıyan iki bronşa ayrılır.Trakea ve bronşlar sağlam kıkırdak dokusu ile sağlamlaştırılmş olup kuvvetli düz kaslarla daralır ve genişler onlara bu işlevi vejetatif veya autonom sinir sistemine bağlı sinirler sağlar.Broşların en üst tabakası mukozadır.Burada sekret bezlerı ve mukozanın üzerindeki örtu titrek tüylü slindirik epiteldir.Aynen üst solunum yollarında olduğu gibi yabancı cisimler ve mikroorganizmalar burada yakalanarak dışarı atılır. dirençli olanlar ise sekret içinde bulunan veya kan yolu ile gelen savaşçı hücrelerce yok edilir.Bizi korumakla görevli bu sistemi sağlıklı durumda bulundurmak bizimde görevimiz olmalıdır.

 

BU ORGANLARIMIZI NASIL KORUYABİLİRİZ:

 

Herşeyden önce havada çoğalan karbondioksit kükürt dioksid azot  oksit gibi  ısınma için kullanılan yakıtlar,motorlu araçlar ve uçakların yakıtları sonucu oluşan gazların zararlı etkilerinden özellikle bunların havadaki nem(Su buharı) ile birleşerek oluşturdukları asidlerden korunmak yani solunum havamızı temiz ve kuru bulundurmaktır.Tütün ürünleri sİgara, puro, pipo gibi keyif veren unsurlardan kaçınılmalıdır.Bunlar solunum yollarında bulunan titrek tüyleri felc ettikleri için sekret hareketsiz hale gelerek  koyulaşır yani viskozitesi artar, solunum yollarının yabancı cisim ve mikroplardan korunması aksar.Allerji yapan maddelerin ve hastalık yapan mikroorganizmaların koruyucu mukozayı aşması kolaylaşır..

Yukarda değindiğimiz unsurların dışında hücrelerin uzun sürede değişerek kanser oluşumuna neden olacak kanserojen maddelerde hava kirliliği ve sigara ile bedene girer.Temiz havada spor yapmak streslerden kaçınmak sık sık tatiller yapmak en azından hafta sonlarını şehirlerin dışıda özellikle ağaçlıklı ortamda geçirmek spor yapmak çok faydalıdır.En iyi spor yürümek veya yüzmektir.Ayrıca spor bedene zararlı maddelerin, artmasınıda engeller.Histamin,cholesterol,laktik asid oksijenle karşılaşınca özelliklerini kaybederek değişime uğrar. Spor yardımı ile bedenin en uç dokularına kadar oksijen ulaşabilir.Bağışıklığı azaltan unsurların başında stres gelir,hava kirlilikleri,antibiyotiklerin sık sık ve bilinçsizce kullanılması, böbreküstü bezi hormonlarının (Kortizon) hayati tehlike olmadığı halde kullanılması,şeker hastalığı,tiroid hastalıkları ve diğer hormonal hastalıklar dengesiz beslenme uykusuzluk ve üst solunum yollarına hayati bir gereksinme olmadan yapılan cerrahi girişimler bağışıklığı olumsuz yönde etkiler.Böyle durumda gerek bakteriyel gerek virütik ve gerekse mantari hastalıklar sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar oluşur.Gerek üst solunum yollarındaki gerekse bronş sistemindeki enfeksiyonlar kronikleşen iltihabi hastalıklara neden olabileceği gibi iç ve dış allerjenlerin etkileri ile allerjik hastalıklara neden olabilir.Uzun süreli iltihaplarda ise kanser oluşma riski

yüksektir.Solunum yollarındaki şikayetlerin uzaması veye tekrarlaması halinde kesinlikle zaman kaybetmeden uzman hekime başvurulmalıdır.Bu durumda dahi semptomatik tedavilerin etkili olmadığı durumlarda antibiyotiklerin veya diğer lokal etkili tedavilerin aylarca tekrarlamasını beklemeden kati teşhis ve İmmunolojik tedavilerin yapılabileceği klinikler başvurulmalıdır...

Dr.Metin Tulga 24.12.2006



Sayfa Kategorisi: İMMUNULOJİ-İMMUNİTE
 
>>> DUYURULAR <<<
HASTAŞARIMLA SOHBET
SEVGİLİ HASTALARIM,4 YILDIR MUAYENEHANEMİ BİR TÜRLÜ TEKRAR FAALİYETE GEÇİRMEYİ BAŞARAMAMIŞTIM..bU YIL MART SONUNDA DAİREMİ KİRALAMIŞ OLAN SA..
Devamı >
muayenehane
Sevgili hastalarım,, 31 Mart 2024 tarihinde kiracım muayenehaneyi boşaltırsa,Muayenehanemi tekrar açabilmek için çalışmalarıma başlayacağ..
Devamı >
muyenehanemın kapanması hakkında
Sevgılı hastalarım, 22 mayıs 2020 tarıhı ıtnden ıtıbaren muayenehanemızı kapatıyoruzç Tedavısı devam eden hastalara telefon veya maıl ıle..
Devamı >
muyenehanemın kapanması hakkında
Sevgılı hastalarım, 22 mayıs 2020 tarıhı ıtnden ıtıbaren muayenehanemızı kapatıyoruzç Tedavısı devam eden hastalara telefon veya maıl ıle..
Devamı >
Hastalarıma onemlı duyuru
SEVGILI HASTALARIM, SIZDEN ONEMLI BIR RICADA BULUNACAGIIM..'Muayenehanemde BRONCHOVAXOM veya ORALVAC ıle tedavı edılmıs veye halen ted..
Devamı >
YENİ KİTABIM"SOLUNUM YOLLARI İMMÜNOLOJİS..
Sevgili iokurlarım, Üzerınde uzun zamandır çalışmakta olduğum yeni kitabım"İmmünoloji prensipleri ve SOLONUM YOLLARI İMMÜNOLOJİSİ VE HAST..
Devamı >
TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE
Aziz halkımıza binlerce teşekkürler.Ülkemizde hak hukuk ve kardeşlik pekiştirilirse,Dunyada kimse Türk milletinin kolunu bükmeyi deneyemez.İ..
Devamı >
BRONCHOVAXOM AŞISI VE KULLANIMI
BRONCHOVAXOM  aşıları:Büyüklrrde kullanılan aşı ,7 mgr çocuklarda kullanılan (8 yaş altı) 3.5 mgr olup 4 kutu 30 kapsül  olarak reçete edilm..
Devamı >
Hamilelerde Aşı ve ilaçların kullanılmas..
Hamilelerde bütün aşıların kullanılması kesilmeli,aşılar  aşıyı öneren, hekimin vereceği direktife göre doğum sonrasına ertelenmelidir. İlaç..
Devamı >
BRONCHOVAKSUM AŞISI
Bronchovaxom, bir bağışıklık aşısı olup  yutularak alınan kapsüller içinde kullanılır.Çocklar için yazılan kapsüller daha küçük olmasına rağ..
Devamı >